Kitaplar insana hiç bir şey öğretmez, öğretemez. Yani bir kitabı okuduktan sonra zaten biliyor olduklarınızın dışında yeni bir şey öğrenebilmeniz mümkün değildir. Ateşin yaktığını kitaptan okuyan, ateşin yaktığını öğrenmiş olamayacağı gibi, kitaplar insanların öğrenmeleri için değillerdir, bunun için yaşam var. Bir kitaptan en fazla bazı şeyler ezberlenebilir, bilinemez. Bu nedenle, halen biliyor olmadıklarınızı da kitapta yazılmış olsalar bile anlamazsınız.

Örneğin 15 yaşında okumuş olduğunuz bir kitabı 30 yaşında yine okuduğunuzda, “bunu daha önce nasıl da anlamamışım, hayret!” demenizin nedeni de budur. O zaman bilmiyordunuz, şimdi biliyorsunuz da ondan. Kitaplar insanlara bilmediklerini öğretemezler. Böyle bir şeye inanmak, ağaçtan oluşturulmuş kağıtların üzerine mürekkepten mamül işaretler çizilerek insan gibi canlı organizmalara etki edilebileceği anlamına gelir. Bunun da büyüye, muskaya inanmaktan farkı yoktur. bu şekilde bırakın insana, sandalyeye bile etki edemezsiniz.

İnsan kitabı okur ve böylece kendi zihninde zaten var olanları değişik kombinasyonlar ile değişik şekillerde düzenleyerek, mevcut bildikleriyle yeni bakış açıları geliştirebilir ve akıl yürütebilir. Hepsi bu.